ÇinDünyaGündemPolitika

İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin kopuşu ve Çin’in arabuluculuğu ile yeniden kurulması süreci

0

Tahran- Riyad ilişkilerini normalleştirmek için 6 Mart’ta Çin’in başkenti Pekin’de Çinli yetkililerin aracılığıyla müzakerelere başlayan İran ve Suudi Arabistanlı üst düzey güvenlik yetkilileri, dün anlaşmaya vardı.

İki ülke arasında 7 yıl sonra varılan anlaşmanın İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, Suudi Arabistan Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaad bin Muhammed el-Ayban ve Çin’in en kıdemli diplomatı, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkezi Dış İlişkiler Komisyonu Direktörü Vang Yi’nin katıldığı törenle imzalandı.

Tören sonrasında İran, Suudi Arabistan ve Çin tarafından yapılan ortak açıklamada, İran ve Suudi Arabistan’ın iki ay içerisinde diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ve büyükelçiliklerin ve temsilciliklerin karşılıklı olarak yeniden açılması konusunda anlaştıkları belirtildi.

İki ülke dışişleri bakanlarının da sürecin yürütülmesi ve ayrıntıların netleştirilmesi için yakın zamanda bir araya geleceği aktarıldı.

Görüşmelere ev sahipliği yapan Irak, Umman ve Çin’e teşekkür edilen açıklamada, İran ve Suudi Arabistan’ın “egemenlik ve birbirinin iç işlerine karışmama ilkelerine bağlı olduğu” vurgulandı.

İki ülke arasındaki gerginlik Trump döneminde zirveye ulaştı

Bölgesel hakimiyet için zaman zaman birbirlerine karşı destekledikleri gruplar üzerinden vekalet savaşları yürüten İran ve Suudi Arabistan arasındaki mücadele, son yıllarda başta Bahreyn, Yemen ve Suriye olmak üzere bölgedeki krizler nedeniyle giderek artmıştı.

İki ülke, Irak ve Lübnan’da da birbirlerine üstünlük sağlamak için kıyasıya mücadele verirken, iki ülkenin vekilleri üzerinden sürdürdüğü çatışmalar da bölgedeki krizleri derinleştiriyordu.

Özellikle 2015’te Yemen’de başlayan savaştan sonra İran ve Suudi Arabistan arasında gerilen ilişkiler ABD’de Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturduğu 2016’dan sonra yaşanan gelişmelerle çatışma boyutuna kadar vardı.

Kral Abdullah’ın 2015’te hayatını kaybetmesinin ardından Kral Selman’ın başa geçmesiyle Suudi Arabistan’da Veliaht Prens Muhammed bin Selman, sahneye çıktı.

Babasının krallığı döneminde Muhammed bin Selman’ın Savunma Bakanı olarak ilk icraatı Yemen’de İran yanlısı Husilere karşı savaş başlatmak oldu.

Şii din adamının idamı ve Suudi Arabistan elçiliğine saldırı ilişkileri kopardı

Suudi Arabistan’da 2 Ocak 2016’da aralarında Şii din adamı Nimr en-Nimr’in de bulunduğu 47 kişi “terör” suçlamasıyla idam edildi.

İdamlara tepki gösteren İranlı yetkililerin peş peşe yaptığı açıklamaların ardından Suudi Arabistan’ın Tahran Büyükelçiliği ve Meşhed kentindeki konsolosluk binası, İran’daki göstericiler tarafından ateşe verildi.

Bu saldırıların ardından Suudi Arabistan yönetimi, 3 Ocak’ta İran ile diplomatik ilişkilerini kesti. Mart 2015’te başlayan Yemen’deki kriz nedeniyle iki ülke arasındaki gergin diplomatik ilişkiler tamamen durdu.

Körfez ve Arap ülkelerinin çoğu da Ocak 2016’da Riyad’ın Tahran’la ilişkileri kesme kararını destekleyerek İran ile diplomatik bağlarını kestiğini duyurdu.

Bunun ardından birkaç gün sonra 7 Ocak’ta Tahran yönetimi, Suudi Arabistan’a ait savaş uçaklarının İran’ın Yemen’in başkenti Sana’daki büyükelçilik binasına hava saldırısı düzenlediğini ve büyükelçilik çalışanlarının yaralandığını iddia etti.

Suudi Arabistan ise saldırı iddiasının doğru olmadığını açıkladı.

Gerginlik Hac konusunda da anlaşmazlığa dönüştü

İran, Suudi Arabistan arasındaki gerginlik, aynı yıl Suudi Arabistan’ın İranlı hacılara üçüncü ülkelerden vize alma şartı getirmesi üzerine hac konusunda da anlaşmazlığa dönüştü.

İran’ın İslami İrşad ve Kültür Bakanlığı, 29 Mayıs 2016’da Suudi Arabistan’la yaşanan vize sorunu, hacıların kutsal topraklara gidişi ve güvenliği gibi konularda anlaşma sağlanamadığı için İranlı vatandaşların hac merasimine katılmayacağını duyurdu. İran Hac ve Ziyaret Kurumu Başkanı ise Suudi Arabistan’ın İranlı hacıların hac merasimine katılmalarını engellediğini ve bunun da daha önceden planlanmış “siyasi senaryo” olduğunu öne sürdü.

Suudi Arabistan yönetimi ise İranlı hacı adaylarının ibadetlerini yerine getirmesi için İran Hac ve Ziyaret Kurumu heyetinin öne sürdüğü taleplerin karşılandığını ancak İranlı heyetin hac mevsimi düzenlemeleri için hazırlanan anlaşmaya imza atmadığını savundu.

Veliaht Prens’in “savaşın Suudi Arabistan’da değil İran’da olması için çalışacağız” açıklaması

Eski ABD Başkanı Trump döneminde Washington’un İran’a yönelik uyguladığı “azami baskı” politikasının da etkisiyle Tahran ile Riyad arasındaki gerginlik doğrudan çatışma boyutuna ulaştı.

Prens Bin Selman, Mayıs 2017’de verdiği bir röportajda İran ile ilişkilerin sorulması üzerine, “Tamamen aşırılıkçı ideolojiye sahip bir rejimle nasıl ilişki kurabilirsiniz? Savaşın Suudi Arabistan’da olmasını beklemeyeceğiz. Bunun yerine savaşın Suudi Arabistan’da değil İran’da olması için çalışacağız.” ifadelerini kullanmıştı.

Saudi Aramco’ya saldırı

Tahran ve Riyad ilişkileri, 14 Eylül 2019’da Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Saudi Aramco’nun tesislerine düzenlenen saldırıyla tarihte belki de hiç olmadığı kadar gerildi.

Saldırı, İran’ın desteklediği Yemen’deki Husiler tarafından üstlenilse de ABD ve Suudi Arabistan yönetimi, saldırının İran’ın desteğiyle ya da doğrudan İran tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti.

Yemen’deki Husiler, ölen ya da yaralananın olmadığı saldırıyı 10 SİHA kullanarak düzenlediklerini ileri sürdü. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan’ın tesislerine yapılan saldırı nedeniyle ülkenin petrol üretiminde günlük 5,7 milyon varil kesinti yaşandı. İran, saldırıyla ilgisinin olmadığını savundu.

Görüşmeler Irak’ın arabuluculuğuyla başladı

İran ve Suudi Arabistan, diplomatik ilişkilerin kesilmesinden sonra ilk kez Nisan 2021’de Irak’ın arabuluculuğuyla doğrudan görüşmeye başladı. Aynı yıl eylül ayına kadar Irak ve Umman’ın arabuluculuğunda olmak üzere iki ülke yetkilileri arasında dört tur müzakere gerçekleştirildi.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, 23 Aralık 2021’de yaptığı açıklamada, Riyad’la müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirtmiş ve bunun bir göstergesi olarak Suudi Arabistan’ın Cidde’deki İslam İşbirliği Teşkilatında görevli üç İranlı diplomata vize verdiği bilgisini aktarmıştı.

Amerikan “The Atlantic” dergisine 3 Mart 2022’de röportaj veren Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran’la ilgili olarak 2017’de söylediklerinin aksine “Onlar bizim komşumuz. Ebediyen de komşumuz olacaklar. Ne biz onlardan kurtulacağız ne onlar bizden kurtulacak. Bu yüzden sorunu çözmeli ve bir arada yaşamanın yollarını aramalıyız.” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’daki idamların ardından İran planlanan müzakereleri erteledi

İki ülke arasında 16 Mart 2022’de yapılması planlanan müzakereler ise Suudi Arabistan’da birçoğu Şii olmak üzere 81 kişinin bir günde idam edilmesinin ardından Tahran tarafından geçici olarak ertelendi.

İran ve Suudi Arabistan arasındaki beşinci tur müzakereler 21 Nisan 2022’de gerçekleştirildi. İran’ın Bağdat Büyükelçisi İrec Mescidi, iki ülke yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde gelecekteki müzakereleri şekillendirecek bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varıldığını söyledi.

Çin’in iki ülke arasındaki müzakerelerde rol alması

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, 19 Ekim 2022’de Tahran-Riyad arasındaki yakınlaşmayı kolaylaştırmak için Suudi Arabistan’a karşılıklı olarak büyükelçiliklerin açılması çağrısında bulundu.

Görüşmelere aracılık yapan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 9 Aralık’ta Suudi Arabistan’ı ziyaret ederek, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüştü. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi de 16 Şubat’ta Çin’i ziyaret ederek, Şi ile bir araya geldi.

Qumra Sinema Günleri başladı

Önceki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BBP Genel Başkanı Destici’yi kabul etti

Sonraki Haber

Şunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Daha Fazla Çin